16 Mayıs 2013 Perşembe

REGAİB KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN


Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların sizleri sırılsıklam etmesi dileğiyle kandiliniz mübarek olsun.




26 Nisan 2013 Cuma

HAYIRLICUMALAR

Kalpler imanla, gönüller huzurla dolsun saadetler hepimizin olsun ne kurulan bağlar bozulsun, nede dostlar unutulsun Cumanız Mübarek Olsun AMİN diyerek, sizlerle bu gün ev yapımı yoğurt mayalama tarifime  geçiyorum.

Malzemeler:
    5 litre   İnek Sütü (Sütü her zaman köy komşumdan alıyorum.)
    3 yemek kaşığı ev yoğurdu (Maya İçin)
    Bir fiske tuz, bir tatlı kaşığı toz şeker.
Yapılışı:
Yoğurt yapmak için  Çelik tencere yada Cam kap kullanmayı  tercih ediyorum.
Süt ilk önce süzek dediğimiz bezde süzerek kaynamaya konulur. Kaynamaya çıkınca kısık ateşte 20-25 dakika kaynatılır daha sonra süt  soğumaya bırakılır.
Soğuma işleminde kesinlikle karıştırmayın içerisine kaşık sokmayın sütün kaymağı bozulmaması gerekiyor.
Sütün kıvama gelip gelmediğini , serçe parmağınızı süt içerisine batırın eğer parmağınız yanmayacak sıcaklıkta ise hazır demektedir.
Sütünüz ne çok sıcak , ne de çok ılık olursa sütünüz mayalanmaz.
 Mayalık yoğurtun içine tuz ve şeker konularak çırpılır bir yemek kaşığı  süt ilave edilerek  ,tencerenizin 4 farklı kenarından azar azar dökülür kaymağını bozmamaya dikkat edilir.
Sofra bezi ile tencerenin kenarları sarılır tencerenin ağzı  süzgeç ile kapatılır mayalanmaya bırakılır.Akşamdan bu şekilde mayalanan yoğurt sabaha kadar bekler sabahleyin dolaba konulur biz çalışan bayanlar için çok ideal yoğurt mayalama tekniği.İstenirse sabah mayalanır  akşama kadar bekler akşam buzdolabına konulur. Bu şekilde yoğurt mayalamada yoğurtta sulanma olmuyor.



15 Nisan 2013 Pazartesi

TEMEL İLK YARDIM EĞİTİMİ

 Günaydın çok değerli takipçilerim geçen hafta (09.04.2013-10.04.2013) çalıştığımız Kurumdan yedi arkadaş Temel İlk Yardım eğitimine katıldık stres ve yorucu bir hafta geçirdiysek de gerçekten  bizlere çok faydalı bilgiler ve uygulamalar oldu.                         
                         YETİŞKİNDE TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

ÇOCUKTA TEMEL YAŞAM DESTEĞİ


                               BEBEKTE TEMEL YAŞAM DESTEĞİ
                                       



Yaşadığımız sürece çeşitli nedenlerle yaralanmalar veya hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Yaşamımızın çeşitli dönemlerinde, bulunduğumuz her ortamda kaza ve hastalanma riski taşımaktayız. Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda, müdahalede bulunanların ilkyardım eğitimi almış olmaları, yaşamın sürdürülmesinde, sakatlanmaların önlenmesinde ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında belirleyici rol oynayacaktır.
Ülkemizde ev, iş ya da trafik kazaları ve doğal afetler nedeni ile çok sayıda  insanların yaşamını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadır. Bu gibi durumlarda olay yerinde her zaman bir sağlık görevlisi olamayacağı için olaydan etkilenen ya da ortamda bulunan kişilerin kendilerine ya da başkalarına yapacakları ilkyardım uygulamaları son derece önemlidir. Toplumumuzda genel bir anlayış olarak, ilkyardım ile acil yardım ifadeleri birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Oysa acil yardım, sağlık çalışanları tarafından gerekli donanımla yapılan tıbbi müdahaleleri kapsamasına rağmen; ilkyardım, bu konuda bizler gibi eğitim almış kişilerce olay yerinde bulunan malzemelerle ilaçsız olarak yapılan, uygulamalardır.
Ancak ilkyardım eğitimi almamış kişilerin, ilkyardım uygulamalarında bulunmaları sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilkyardım uygulayacak olan kişilerin, mutlaka ilkyardım eğitimi almış olmaları, öncelikli amaçlarının kişilere zarar vermemek olduğunu bilmeleri ve hayati tehlike oluşturabilecek müdahalelerde bulunmamaları son derece önemlidir. İnşallah bu gibi olaylar yaşanmaz. Yüce Mevlam hiç kimseyi hastalıkla Kaza v.b. gibi durumlarla imtahan etmesin. 
 Ayrıca İlkyardım  eğitiminde bizlere emeği geçen eğitmenlerimize çok, çok  teşekkür ediyorum.
Kurumdan ve aynı zamanda blogger arkadaşım olan                       ( tatesal.blogspot.com.) Tülin  ile birlikteydik.Bayan olarak sadece ikimiz olduğu için  uygulamaları iki arkadaş birlikte 
yaptık. 


22 Mart 2013 Cuma

HAYIRLI CUMALAR


ELLERİNİZ AÇIK ,KALBİNİZ SEVGİ DOLU OLSUN GÖZLERİNİZDE İKİ DAMLA YAŞ OLSUN SAĞNAK SAĞNAK YAĞAN RAHMET DERGAHINDAN BİR DAMLA DA SİZE NASİP OLSUN KARDEŞLİĞİN EN GÜZELİ DUADIR KARDEŞLER DUALARINIZ KARDEŞLERİNİZ İÇİN OLSUN CUMANIZ GİBİ BÜTÜN GÜNLERİNİZ RAHMET OLSUN.AMİN

Oğlum Ahmed Burkay da geçen hafta Cumartesi günü (16.03.2013 tarihinde) aniden ateş yükselmesi oldu iki gün ateşi sürdü ve vücudunda kırmızı ufak,ufak benekler olmaya başladı.Doktora götürdüm doktor annesi Kızıl olmuş çok dikkat edin ilaçlarını düzenli kullanın 1  hafta 10 gün  içinde iyi bakılırsa düzelir dedi. Anaokulunda hastalanmadan 2 hafta önce Kızıl Kızamık aşısı yapıldığı için biraz daha hafif geçirdi.Hamd olsun şimdi sağlığına kavuştu.
  
Kızıl Belirtileri:
Birdenbire yüksek ateşle başlar. Titreme, kusma, kuvvetli baş ağrısı, halsizlik, boğaz ağrısı ve yutma güçlükleri görülür. Bademcikler şişer, kızarır ve sarımsı fiske halinde lekelerle kaplanır. Boyun lenf bezleri şişer, bastırıldığı zaman acır. Dilin üstünde beyaz bir tabaka oluşur. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından 12-25 saat sonra bütün vücutta küçük, kırmızı lekeler belirir. Bu lekeler öylesine birbirine yakındır ki, bütün vücut kırmızı boya ile boyanmış gibi bir görünüm alır. Lekeler boğaz ve göğüsten başlayıp vücuda yayılır. Burun, çene ve ağız dışında yüz kıpkırmızıdır. Bu durum, kızıl hastalığına özgüdür. Lekeler birkaç saat ile birkaç gün arasında değişen bir süre çok belirgindir. Hastalığın 3. ve 5. günlerinde dilin beyazlığı kaybolur ve yine kızıl hastalığının tipik belirtisi olan ağaç çileğini andıran kırmızı lekelerle kaplanır. Lenf bezlerindeki şişlik sürer. Birinci haftanın sonuna doğru ateş düşer. Boğazın anjin durumu ve lenf bezlerindeki şişlik kaybolur. İkinci hafta deride pullanma görülür ve deri dökülür. Pullanma eller ve ayaklarda büyük yapraklar halindedir. Böyle pullanma kızıl hastalığına özgü bir özelliktir; eğer başlangıç belirtileri pek belirgin değilse, hastalığın teşhisinde yardımcıdır. İkinci haftadan sonra ortaya çıkabilecek yan etkiler sonucu şu hastalıklar görülebilir:

Yüksek ateş, lenf bezlerinin şişmesi, tekrarlayan ateş, böbrek iltihabı, kalp kaslarının iltihabı, çene boşluğu ve ortakulak iltihabı, romatizma ve eklem hastalıkları.
Hasta özellikle bu dönemde çok yakından ve dikkatle izlenmelidir. Kızıl hastalığından sonra böbrek iltihaplanması çok sık görüldüğü için doktorun sık sık idrar tahlillerine baş vurması gerekmektedir. Kalp rahatsızlıkları çoğu kez hiçbir iz bırakmadan geçer.




7 Mart 2013 Perşembe

HAYIRLI CUMALAR




SEHERDE AÇILAN ELLER HÜRMETİNE,RUKUDA BÜKÜLEN BELLER HÜRMETİNE,KABUL ET YAKARIŞLARIMIZI.SECDEYE KAPANMIŞ BAŞLAR HÜRMETİNE,GÖZLERDEN AKAN YAŞLAR HÜRMETİNE,SEVGİNLE DOLDUR SANA YÖNELMİŞ KALPLERİMİZİ VE SEN AFFEDİCİSİN AFFI SEVERSİN AFEYLE YA RABBİ CÜMLEMİZİ AMİN.

Çok Değerli Takipçilerim bu mübarek  gününün hürmetine 3 Yıldır Göğüs Kanseri tedavisi görmekte olan teyzem ve nice acil şifa bekleyen hastalar için  dualarınızı bekliyorum. Allah emanet olun.

22 Şubat 2013 Cuma

REVANİ

    Efendimiz(sav); \'Altın tasla Kevser suyunun başında ümmetimi bekleyeceğim, oraya gelenlere ikram edeceğim\' buyurur. Ahirzaman gençlerini görünce elindeki tası bırakır. Bunu görenler; Ya Resulullah onlara vermeyecekmisin deyince, Resulullah;\'ahirzamanda alnını secdeye koyan gençlerle arama altın tası koymak istemiyorum, onlara elimle ikram edeceğim.\' der. O gençlerden olmamız duasıyla.. HAYIRLI CUMALAR dileyerek, yıllardır çok severek yaptığım revanimin tarifine geçiyorum.

Malzemeleri
*  4 Adet Yumurta
*  l kase Şeker
*  1 kase sıvı yağ
*  2 Kase İrmik
*  1 Neskafe Fincanı Süt
*  1 Kase Un
*  1 Paket Kabartma Tozu
*  1 Paket Vanilya
NOT:Bu ölçüler Büyük Fırın Tepsisi için.
                                  
YAPILIŞI:
Çırpma Kabına Yumurta ile Şeker konularak,  Mikserle iyice çırpılır Sırasıyla yukarıdaki belirtilen malzemeler konularak, çırpma işlemine devam edilir.Tüm malzemeler konulup çırpıldıktan sonra fırın tepsisine  dökülerek İsteğe göre üzerine dolmalık fıstıkta dökülebilir  daha sonra 170 derece fırında pişirilir.

ŞERBETİ İÇİN

* 3 su bardağı toz şeker
* 5 su bardağı su
 * yarım limon  Şerbet için belirtilen malzemeler tencereye konularak  şeker eriyene kadar karıştırılır.Daha sonra ocağa konularak, kaynamaya çıkınca kısık ayarda kaynamaya bırakılır  şerbetin kıvamının olup, olmadığını anlamak için  ara ara kaynayan şerbetten çay kaşığı ile alıp tırnak üzerine döküp tırnak üzerinden hemen akıyor ise kıvamı olmamış, damla damla düşüyor ise şerbetin kıvamının  olduğu anlaşılıyor. Bu şekilde şerbet hazırlama  tekniğini  okulda bize  Ev İdaresi Öğretmenim öğretti Allah Selamet versin Hala bende öğrendiğim bu teknikte şerbeti hazırlıyorum. Kesinlikle şerbette şekerlenme olmuyor denemenizi tavsiye ederim. Her ikisi de ılık olmak kaydıyla şerbet revaninin üzerine dökülerek servis yapılacağı zaman Hindistan cevizi ile  süslenir. Servis yapılır. AFİYET OLSUN.


14 Şubat 2013 Perşembe

HAYIRLI CUMALAR



     Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. O günde Adem yaratılmış ve o günde ruhu kabzedilmiştir. Sûra üfürme o gündür, kıyamet o gündür. O günde bana çokça salavat getirin. Zira sizin salavatınız bana arzolunur.
 tüm takipçilerime sağlık afiyet dileyerek, Çöp Şiş de Tavuk tarifime geçiyorum.Denemenizi tavsiye ediyorum Misafirlerim çok beğendi.

     Malzemeleri           
 *  2 kilo  doğranmış tavuk
*  Yarım Yemek kaşığı biber salçası
*  2 Yemek kaşığı domates salçası
*  1 su   bardağı süt
*  Tuz, Karabiber,Kırmızı pul biber Kırmızı  toz biber,              kekik(Baharat miktarı ve çeşidi isteğe göre ayarlanır.

YAPILIŞI
Tavuk hariç belirtilen bütün malzemeler geniş bir kapta iyice karıştırılır daha sonra doğranmış tavuklar içine ilave edilerek, tekrar karıştırılır.1 gece buzdolabında bekletilir , Çöp şişlere takılarak fırın tepsisine dizilir üzerine 1 su bardağı kaynamış su ilave edilerek , 160 derece fırında  pişirilir. AFİYET OLSUN